Bugun...


Mustafa TÜRK


facebook-paylas







BİR HANIMIN COVİD 19 ANILARI
Tarih: 10-09-2020 12:03:00 Güncelleme: 10-09-2020 12:03:00


Covid 19 her geçen gün ne yazık ki artmaya devam ediyor, 
peki neden niçin ? 
bu soruların cevaplarını bu yazıyı okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız çünkü Covid 19 hastalağını uzun süre yaşayan yoğun bakımda  onun öldüğünü düşünen bir sağlık personelin dualarını duyan genç bir annenin kendi ağzından dökülen her kelimeler size ışık olacağından eminim. 
Güzel bir eylül sabahı farklı ortamda karşılaştık kendisi ile çok neşeli pozitif girişken birisi, iki evlat sahibi onların her hareketinde kol kanat açan eşini çok seven bir mutlu bir ailenin annesi olarak algıladım hanımefendiyi. 
2450 rakımlı Akdağ nefis ortamında sohbet sohbeti getirirken bir anda ben Covid 19 yaşadım demesi ile şaşırdım kaldım, ilk önce biraz durakladım hiç beklemiyordum, sonra bu pozitif halini ve yaşadıklarını karşılıklı olarak okuyucularıma anlatmak isterim. 
Bana en başından sonuna kadar anlatmak istermisin  dedim ? Tabiki neden olmasın dedi. 
Bende  araya girmeden size kelimesi kelimesine size aktarıyorum.

İki çocuk annesi biriyim çalışan bir insan olarak çocuklarım ile ilgilenecek bakımcım var. 
Bakıcımın son zamanlarda bir tür şikayetleri vardı bunu migrene bağlıyordu doğrusu  hiç şüphelenmedim. 
Kendisinin pozitif olduğunu öğrendiği anda zaten kuluçka dönemini tamamlamış akciğerlerinde cam parçacıkları oluşmuştu ve istemeden de olsa doğal olarak ilk önce küçük oğluma bulaştırdı sonra bana ulaşan bir yola girmiştik. 
Bakıcım hastaneye gittiğinde ben zaten anlamıştım aynı gün bende çocuklarımı alarak hastaneye gittim test yaptırmak için. 
Teste gittiğimiz gün negatif çıktık eve gittik. 
Bize burundan yapılan PCR resti yanında akciğer filimi çektirdiler Bize hiçbir açıklama yapılmadı sadece negatifsiniz yani temiz çıktınız dediler.  İlk gittiğimde doktor bana panik atak geçirdiğimi söyledi. 
Çok gençsin, bağışıklık sistemin çok güçlü Koronovirüs ile ilgili bir sorun yok demişti.  
Hastane çok kalabalıktı İhsaniye ve Döğer nerede ise her evden biri hastaneye getiriliyordu gidebilirsiniz sözü ile ben hastaneden çocuğumu kucağıma alarak çıktım. 
Bize eviniz de oturun bir yere gitmeyin demediler. 
Oysa PCR testinin sonucunun ancak bir gün sonra belli olacağından habersiz bir şekilde biz evimize gönderildik, neşeliydik huzurlu bir şekilde normal yaşantımıza döndük. 
Bir gün sonra çocuklarım arkadaşları ile oynarken bende kuaföre gitmiştim ve bir telefon geldi küçük oğlumun test sonucunun pozitif benim ve büyük oğlumun  negatif olduğunu söylediler. 
Karantinaya alınacaksınız dediler bende tamam dedim. 
Filyasyon için kimlerle temas kurduğumuzu sordular annemi, babamı söyledim eşim o zamanlarda yanımızda değildi. 
Küçük oğlumun Covid 19 olduğumu burada öğrenmiş oldum hiç aklımın ucundan bile geçmiyordu çünkü temiz çıktığımızı söylemişlerdi. 
Evimizde sekiz yaşında ki ve beş yaşında ki çocuklarım ile birlikte karantinaya girdik. 
Annem ve babam kendi  ise evinde girdi. Biz aslında karantinada çocuklarım ile birlikte otuz gün birlikte kaldık. 
İlk önce on dört gün oğlumun pozitif olması içindi ikinci on dört ise oğlumdan bana geçen Covid 19 içindi. 
Bu süre zarfında hiç evimizden dışarı çıkmadık
Yiyeceğimiz içeceğimiz konusunda, ilk gün baya zorlandık çünkü telefon açtığımız yetkililer bize pek yardımcı olamadılar, çünkü görevli arkadaşlar yarın gelecek dediler. 
 Ama evimizde yiyecek içecek bir şey yoktu vitamin takviyesi almamız gerekiyordu. 
Ertesi günü tekrar aradım çünkü eşim il dışındaydı.
Afyonkarahisar Belediyesinden görevliler geldiler ihtiyaçlarımızı karşıladılar . 
Arayınca getiriyorlardı ama getirilen malzemeler marketten genelde çürük çıkıyordu. 
Bu son derece sinir bozucuydu. Birisinde hatta eczaneden ilaçlar bile yanlış gelmişti. 
Aslında onları da çok iyi anlıyordum çok zor bir dönemden geçiyorduk. 
Neyi nasıl yapacaklarını onlarda tam olarak bilmiyorlardı.
Bende bir daha istemedim eşim ve ailem benim ihtiyaçlarımı kapının önüne bırakıp gidiyorlardı. 
İkinci karantina dönemin sonunda ayaklarım başım, boğazlarım ağrımaya başladı, midem bulanıyordu, ishal olmuştum, nefes alamadığım için öksürüklerim başlamıştı, inanılmaz bir şekilde nefes darlığı çekiyordum,  yani grip belirtileri gibi vardı. 
Çok dikkat etmemize rağmen her şeyimize mikrop akciğerlerime hızlı bir saldırı yaparak beni iki gün içinde yatırdı.
İki günün sonunda artık nefes alamıyordum ambülans geldi beni aldı götürdü. 
Bakın Mustafa  bey ne zaman ambülans çağırdıysam hemen geldiler o sağlık personellerin hakkını asla ödeyemem,  hiçbir zaman bana zorluk çıkarmadılar, bunda covid var yanına yaklaşmayalım demeden gereken ne ise onu anında yaptılar. 
Hastanenin arkasından bir yer yapmışlar bizleri oradan içeri alıyorlardı.
 Tüm sağlık çalışanları görevlerini çok iyi yapıyorlardı. 
Kendilerini korumak için özel giysilerini giyiyorlar tertemiz bir şekilde damar yolunuzu açıyorlardı. 
Hatta sizinle birlikte hüzünleniyorlardı. 
Bu hastalığın aslında yayılmasında en büyük neden ise bizlerin yani halkımızın bence vurdum  duymaz tavırlarıdır
Hastanede en olumsuz şey ise birbirilerinden habersiz pozitif ve negatif olan insanların işlemlerinin aynı koridor içinde yapılmasıdır.
Sanki hiçbir şey yokmuş gibi sizin yanınızdan geçiyor, ağzında maske yok sosyal mesafe yok bana bir şey olmaz tavırları inanın hepimizi zor durumda bırakıyor.
 Böyle bir günde genç bir kızı uyardığımı hatırlıyorum lütfen benden uzak durması gerektiğini söylediğimde onun zarar görmemesi için bakışlarındaki tavrı hiç hoş değildi.
 Buna benzer bir çok örnek var cadde de sokakta, markette, insanların geneli çok duyarsız. 
Ben bu yaşadığım covid 19 atlattım benden başkasına bulaşması söz konusu değil ama insanların bakışları, dışlamaya çalışmaları çaktırmadan çok ama çok üzücü. Aslında bunu bir şekilde karşısındakine hissettirenler inanın çok.
Allah büyük bir gün inşallah böyle bir süreci asla yaşamazlar ama bildiğim bazı insanlar var onlar şuanda çok daha zorunu yaşıyorlar. 
Düğünler, bayanların ev gezmeleri, cenaze evlerine gereksiz gidişler gelişler, gençlerin duyarsızlıkları çok kötü.
Mustafa bey yoğun bakıma ilk girdiğim gün nefes alamıyor artık her şey bitmişti.
 Hemşirelerin biri geliyor biri gidiyor ama ben onları görmüyordum,  sadece seslerini duyuyordum. 
Bir hemşirenin sabaha kadar başımda durduğunu dualar okuduğunu iyileşme sürecinde beni gördüğünde nasıl sevindiğini gördüm, çok mutlu oldum. Geçmiş olsun dedi  sizi tanıyamadım dedim , beni tanımadın mı dedi hayır dedim, ben sizin başınızda sabaha kadar kaldım hayır duaları ettim dediğimde,  sesini hatırladım.
 Düşene biliyormusunuz, tanımadığınız biri size güzel dualar ediyor zor zamanınızda ne güzel bir duygu anlatamam. 
Hayatta insanlar güzellikleri de yaşıyor zorlukları da bu anlamda lütfen böylesine zor günler yaşadığımız ortamda birbirimize saygılı olup sosyal mesafe, maske, temizliğimize dikkat edelim. Bu arada bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi sunarım hanımefendiye Allahım hepimize yardımcı olsun inşallah…



Bu yazı 3192 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • İSCEHİSAR MANZARALARI
    İSCEHİSAR MANZARALARI
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. İSCEHİSAR MANZARALARI
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Hayvan Heykeli Nasıl Yapılır ?
    Hayvan Heykeli Nasıl Yapılır ?
  • İscehisar Halk Eğitimi Merkezinin mozaik kursunda
    İscehisar Halk Eğitimi Merkezinin mozaik kursunda
  • Bu Fuar'a gidiniz.İscehisar ' destek olunuz.İzleyin Buyurun
    resim yok
  • GİRESUNLULAR ŞEHİTLİĞİ
    resim yok
  • Halk eğitim kurs
    resim yok
  • HACI SÜLEYMAN SELEK ÇOK PROĞRAMLI LİSESİNDEN
    HACI SÜLEYMAN SELEK ÇOK PROĞRAMLI LİSESİNDEN
  1. Hayvan Heykeli Nasıl Yapılır ?
  2. İscehisar Halk Eğitimi Merkezinin mozaik kursunda
  3. Bu Fuar'a gidiniz.İscehisar ' destek olunuz.İzleyin Buyurun
  4. GİRESUNLULAR ŞEHİTLİĞİ
  5. Halk eğitim kurs
  6. HACI SÜLEYMAN SELEK ÇOK PROĞRAMLI LİSESİNDEN
VİDEO GALERİ
YUKARI